Enerji Fiyat Tahminleri

Enerji Fiyat Tahminleri

02 Temmuz 2018

Tahminleme yapmak; günümüz dünyasında ekonomiden siyasete, emniyet ve güvenlikten hava tahminlemelerine kadar her şeyde sağlam tahminlemelerde bulunmak ve bu dataları sağlam algoritmalar ve formulasyonlarla informasyonlara çevirerek doğru zamanda doğru pozisyonlar alabilmek, artık bu olgu geçmişteki hayatımızda olduğundan çok daha önemli .



Enerji Fiyat Tahminleri ile İlgili Zorlukların Nedenleri 

Enerji sektöründe de durum aynı olup tek farkı, gerçek zamanlı bir üretim tüketim emtiası olması dolayısıyla, bazı öngörülemeyen, force-major  haller, arızai durumlar, tüketim tarafının üretime göre daha az sayıda zorunlulukları ve sorumlulukları, hava durumu ve ekonomik kırılganlıklara hızlı reaksiyonlar verebilmesi gibi bir takım ana sebeplerden dolayı uzun vadede tahminlemeler nispeten daha doğru olabilse de kısa vadedeki tahminlemelerde yanılgılar çok daha fazla olmaktadır. Ancak elektrik piyasalarının buna dair zaman içinde geliştirmiş olduğu bir takım türev piyasalar ve yan hizmetler alternatifleri bulunmaktadır. Çoğu zaman bu piyasalardaki kar/zarar marjinleri orta ve uzun vadeli olan piyasalara göre çok daha yüksek olmaktadır. Risk iştahları yüksek olan yatırımcılar veya çok sayıda büyük veri kaynakları, makine öğrenmelerine dayalı algoritmik ticaret platformalarına sahip olan yatırımcı ve piyasa oyuncuları bu piyasa zafiyetlerini avantajlara çevirebilmektedirler.

Enerji piyasasında yatırımcı olarak bir varlık sahibi olmak isteyen kişi veya kuruluşlardan yola çıkarsak eğer, ki bi bir 10 kW gücünde çatı tipi güneş enerjisi elektrik üretim tesisi yatırımcısı da olabilir veya 1000 MW lık kömür santralı yatırımcısı da, öncelikle attığı taşın ürküttüğü kurbağaya deyip değmediğini görebilmek için ürettiği faydanın yapacağı yatırım masraflarını  kendine kaç yılda geri ödeyebileceğini görmek ve buna inanmak ister. Eğer burada bir ışık görür ise o zaman bir miktar öz sermayesinden geri kalan asıl miktarı da banka kredisi ile finanse etmek için yola çıkar. İşte tam bu noktada kredi kuruluşları rasyonel bir takım veriler ve bu verileri sağlayan kuruluşların uluslararası çapta güvenilirlik ve itibarlılık oranlarını sınama durumundadır. Çoğu zaman da bu tür fiyat tahminlemeleri yapan kurumların isimlerini bizzat kendileri verir ve onların çalışmalarını referans olarak almayı uygun görürler. Her ne kadar yatırımcı birçok zaman kendi inandığı veriler ve yatırım iştahları nedeniyle bu tür çalışmaları gereksiz maliyetler olarak görebilir ve finansman kurumlarını eleştirebilir. Ancak şu da bir gerçektir ki, ileri piyasalarda özellikle de büyük yatırım yapan kurumlar işin bu aşamasında birbirlerinin sağlamasını yapması maksadıyla bir ile 2 ya da 3 değişik kurumla çalışmakta ve her bir çalışmayı da kendi için düşük orta ve yüksek senaryolu olarak ayrı ayrı tablolandırmaktadır. Nitekim ortaya çıkan rakam beklentileri karşılamıyor ise yolun başındayken zarardan dönmek en akıllıca olanıdır. Ülkemizde de buna dair kendi deneyim ve beyin güçleri ile tahminlemelerde bulunan küçük çaplı girişimler bulunmaktadır. Ancak başta şeffaf bir piyasa yapısından kaynaklı olmak üzere, bağımsız karar alabilen, yönetmeliklerdeki  bazı netleşmeyen hususlar, sistem oyuncularının dürüst ve kaliteli ticaret yapması gibi bazı temel nedenlerden ötürü hata oranları arzu edilenden çok daha yukarıda çıkmaktadır. Bu durumda da fiyat beklentileri öngörülenden daha farklı çıkmakta, yapılan yatırımlar da yatırımcıya para kazandırmaktan çok uzun vadeli olarak sadece bankaya para üreten bir yatırım durumuna düşmektedir. Yaşanan bu tür kötü vakalar da yeni ve kuvvetli yatırımcılar için kötü örnek olmaktadır.

Enerjide fiyat tahminleri kimi ülkeler için kolay ve stabil olur iken kimi ülkelerde ise bu çok zor olabilmektedir. Örneğin, enerjisinin %98 ini hidro elektrik santrallarından sağlayan bir Norveç’de, yağışların yıllara sair artması ya da azalması enerji fiyat tahminlemelerinde büyük yanılgılara sebebiyet vermemektedir. Buna rağmen Norveç’de gerek fiyat tahminlemeleri gerekse de yağış tahminlemeleri konularında know-how ve altyapılar (ölçüm istasyonları sayıları ve teknolojileri) oldukça ileridir.

 

Türkiye'de Enerji Fiyat Tahminleri ve Yapılması Gerekenler

Ülkemizden örnek vermek gerekirse; sanayisinin birçoğu demir çelik, çimento fabrikaları, madencilik ve otomotiv gibi  enerji yoğunluğu yüksek imalat ve emtialara dayalı olan bir ülkede ekonomi ve piyasalardaki refleksler hızlı bir şekilde enerji tüketimlerine yansımaktadır. Keza, hidro kaynaklarımızın yıllara sair büyük değişiklikler göstermesi, hidro kaynaklarımızın tarımsal sulama, belediye içme suyu gibi paydaşlarına da yoğun bir şekilde kullanım hakkı öncelikleri  vermesi de tahminlemelerde büyük yanılgılara sebebiyet verebilmektedir. Ülkemiz coğrafyasına bakıldığında dört bir yandan değişik iklimsel sürprizlere ve hava olaylarına mağruz kalabilmemiz de bunlara eklendiğinde şunu söylemek gerekir ki başta su havzalarımızın optimizasyonları ve bunların makro bazda tek disiplince yönetilmesi mikro bazda da kooperatif anlayışı ile tüm taraflar için kazan – kazan modeli oluşturacak şekilde ele alınması bir zarurettir. Doğal gazda dışa olan bağımlılığımız ve bunun dövizle ödenmesi, ithal kömüre dayalı santrallarımızın sayısının bir hayli fazla olmasından kaynaklı kömür piyasalarına olan bağımlılık, turizm cenneti olan ülkemizde başta su kaynaklarından dolayı enerjinin en kıt olduğu zamanlarda  tüketimlerin tavan yapması, bir Almanya ya da Fransa örneğinde olduğu gibi, ülkemizde komşu ülkelerle aramızda enerji alış-verişlerinin güvenilir bir düzeyde olmaması gibi sebeplerden ötürü fiyat tahminlemelerinin mümkün olduğunca doğru yapılabilmesi gerekmektedir. Bununla beraber ilgili yazılım ve formüllerinde mümkün olduğunca her türlü elemente yer verilerek ve makine öğrenmesi sistemli bir takım istatiksel verilerin işlendiği enstrümanlarla da tahminleme yazılımlarının sürekli koşturulması gerekmektedir.

Yaşanmış deneyim ve izlenimlerime dair belirtmek isterim ki; enerji fiyat tahminlemeleri konusu,  kamunun ve özel sektörün içinde olduğu ortak bir platformda ve çalıştaylarda ele alınmak suretiyle sürekli ve disiplinli bir şekilde ele alınmalı, kuvvetli mali kaynaklar aktarılmalı, başta meteorolojik verilerin sağlandığı istasyonların sayısı ve teknolojileri olmak üzere altyapısal tüm geliştirmelerin bir an evvel yapılması gerekmektedir. Keza bu verilerin sır olarak saklanması gibi bir paranoyadan kaçınılmalı, şeffaf ve paylaşımcı olunmalıdır. Enerji fiyat tahminleri konusunda kazanılacak bir pozitif durum veya başarı sonuçta ülkemizdeki ve ilgili enerji piyasalarındaki yatırım ve yatırımcı iştahlarını arttıracak, risk oranı düştükçe ve fotoğraf daha netleştikçe de finansman faiz  oranları ve sigortacılık masrafları daha makul değerlere düşürecektir. Bu da beraberinde kazanılan paranın ülke içinde kalmasını, daha fazla ve güvenilir yatırımlarla arz güvenliğimizi daha iyi noktalara çekmemize sebep olacaktır. Nitekim başta 2005 sonrası ülkemizde yapılan birçok doğal gaz çevrim santrallarının şu an itibarı ile içinde bulunduğu kaotik durum ve hurdacıya giden yüksek teknoloji ürünleri olan türbin teçhizatları ve santral yatırımları tam da bu noktada verilecek en dramatik bir örnektir. Geriye dönüp de neden bu kombine çevrim santralları bugün bu hale geldi diye irdelenmek istenirse eğer, hemen hemen hepsinin asıl nedeninin doğru öngörülemeyen ve uzun vadede sürdürülebilir olmayan enerji fiyat tahminlemelerinden olduğu aşikardır.

Kısa vadeli piyasalarda enerji fiyat tahminlemelerinin durumunda söz edecek olursak eğer burada da piyasadaki şeffaflık ve acil piyasa mesajları servislerinin doğru kaynaklardan güvenilir bir şekilde beslenmesi gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Başlangıçta piyasa simülasyonu ve de-regüle piyasalarda atılacak bir adım olarak görülen ve pek de yaptırımı olmayan bu tür bilgi eksik ve kusurlarına artık yer verilmemeli, piyasa katılımcıları tarafından son derece ciddiye alınmalı ve aksi bir durumun tespiti halinde de kuvvetli yatırımları uygulamak gerekliliği olmalıdır. Aynı ileri piyasalara sahip ülkelerde olduğu gibi elektrik üretim varlıklarının,  TSO ların, DSO ların ve bunun gibi elektrik fiyatları üzerinde etki yaratabilecek tüm etkenlerin yıllık bazda bakım, onarım planlamalarının tüm piyasa ile paylaşılması sadece bir ticari veri olarak görülmemeli, yük tevzi merkezleri için de arz güvenilirliğini sağlama amacıyla önemli bir erken uyarı ve tedbir verisi niteliği de olmaktadır. Gerçekçi ve günü/saatinde olmayan programlamalar da nihayetinde kısa vadeli piyasalarda doğru fiyat tahminlemeleri yapmayı imkansız hale getirmektedir. Ülkemizde her ne kadar üretim tarafında bir takım planlar paylaşılıyor olsa da bu değerlerin gerçekçiliğinin sağlamasının yapılması, cezai durumların daha işler hale getirilmesi ve başta büyük tüketim tesisleri olmak üzere tüketim tarafının da kısa orta ve uzun vadeli planlamalarının piyasa ile paylaşılması enerji fiyat tahminlemelerinde çok büyük doğruluk oranlarına kavuşturacak bir konudur.

Paylaş :

Yorum

Diğer Yazılar

Öne Çıkan Başlıklar