Enerji Talep Tahminleri

Enerji Talep Tahminleri

05 Temmuz 2018

Elektrik diğer tüm emtialardan farklı olarak üretildiği anda tüketilmesi gereken, küçük çaplı bir takım sıcak ve dinamik depolama kapasitelerini bir kenara bırakır isek, ambarı, stoku, ardiyesi, buzdolabı vs  bulunmayan, gerçek zamanlı bir ticaret emtiasıdır. Daha da ötesi eğer evinize 1 saat sonra 1 ekmek almak gibi bir ihtiyaç olduğunda bakkala gider, raflarda varsa iyisini tazesini, yoksa eğer rafta ne varsa onu alıp gelebilirsiniz. Ancak elektrikte, özellikle de gelişen günümüz dünyasında ve beraberinde getirdiği teknolojik ekipmanlarında, asla ve asla başta frekans ve gerilim parametreleri olmak üzere elektriğin kalitesinden taviz veremezsiniz. Öyle ki evlerdeki ampullerimizin bir çoğu bile artık belli bir frekans ve gerilim aralığı dışında çalışmıyor. Bilgisayar gibi diğer tüketici elektroniği cihazları artık siz düşünün. En masum bir örnekle açıklamak gerekirse, bir tekstil iplik fabrikasında, elektrik sisteminin 1sn için gidip gelmesi (halk arasında göz kırpması dediğimiz) durumunda bile tüm iplik makinalarındaki iğlerin çekme gerilimleri değiştiğinden kopmalar meydana gelmekte ve buna dair de toplamda bakıldığında işçilerin uzun saatlerini alan zaman kayıplarına sebebiyet vermektedir. Tabii ki buna dair alınan bir takım dinamik ups, seri şönt reaktörler vs teçhizatlarla bu durumlar kompanze edilebilmekte ancak bunları ölçek ekonomisi açısından bakıldığında sadece büyük ölçekli firmalar edinebilmekte, diğerleri için fantezi bir yatırım olarak kalmaktadır.


Enerji Talep Tahminleri ve Enerji Piyasasındaki Önemi

Geleceğim nokta şudur ki, uzun, orta, kısa ve çok kısa dönemler için yapılacak enerji talep tahminleri elektrik sistemleri yönetimleri için en hayati konuların başında gelir. Çünkü talep tarafının elektriği kullanmaktaki demokratik ve özgürlük hakları üretim tarafından çok daha fazladır ve temelinde de öyle olmak zorundadır. Kimse kimseye her gün 10 tane ekmek yiyeceksin veya dün iki ekmek almıştın bugün de şu iki ekmeği ye bakalım diye dikte edemez. Ancak ve ancak arzın uygun fiyatla buluşması durumunda talep oluşturulabilir ve o zaman tarafların rızasıyla o ticaret yapılabilir. Mesel , eğer karnınız tok ise size fiyatı 10 TL den bir bisküvi satmak zor olabilir, ancak aynı bisküviyi 1 TLye düşürürlerse belki fikriniz değişebilir!

Arzın taleple birleştiği noktada oluşan marjinal enerji fiyatı konusunda geçmişte, elektriğin monopol piyasalarda tek bir disiplin tarafınca idare edildiği ve üretildiği durumlarda arz ve talep dengesinde sistem operatörleri ağırlıklı olarak talep tarafındaki değişimlere odaklanıyor terazinin diğer kefesini daha kolay yönetebilir ve kontrol edilebilir hissediyor idi. Ancak günümüz dünyasında, gerek de-regüle enerji piyasalarından kaynaklı, gerek rüzgar ve güneş gibi hava koşullarından kaynaklı olarak tahminlemelerdeki  hızlı sapmalar, gerekse de sayıları artık ülkemizde bile milyonu bulmakta olan üreten tüketicilerin hızla artmasında kaynaklı olarak arz tarafının tahminlemeleri de öyle bilindiği gibi kolay olmamaktadır. Eğer bu teknolojik gelişmeleri önümüzdeki yıllarda devam edeceğini ve her tüketicinin de birer üretici olacağını düşünürsek karşınıza çıkacak mikro boyuttaki milyonlarca üretim kaynağının tahminlemelerini yapabilmek, konsolide etmek ve anlık mertebeye kadar uzlaştırmak işleri epeyce zor olacağı görünmektedir.

Özellikle de şuan da yeterince derinlik ve hacim oluşmayan gün içi ve yan hizmetler piyasalarında, mikro ölçekli üreten tüketicilerin sayılarının hızla artması nedenleriyle, çok ciddi hacimler oluşacak, buralardaki arbitrajlar özellikle de ellerinde sağlam piyasa izleme ve tahminleme kaynakları olan profesyonel enerji piyasaları kullanıcıları için iştahları kabartan bir piyasa alanı olacaktır. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, bu tür arbitrajlar meydana gelirken altyapısı kuvvetli olan piyasa oyuncuları ne kadar iyi pozisyon alarak yüksek kar marjları yakalayabilirse , buna sahip olmayan amatör ruhlu oyuncular da bir o kadar yüksek kayıplara maruz kalacaktır. Dolayısı ile, özellikle de ülkemizdeki küçük ve orta ölçekli birçok firmalarda gördüğüm, bu tür tahminleme mekanizmalarından uzak, sadece kişisel network ve fısıltı piyasalarına dayalı enformasyonlara itibar edenleri aynı günümüzde olduğu gibi ileride de enerji piyasalarında kara günler beklemektedir, tercih kendilerinin.

Şunu özellikle unutmamak gerekir ki enerji piyasalarındaki ticari faaliyetlerin döngüsü ilk adım olarak forecasting, yani tahminlemelerden (hava, yağış, fiyat, talep vs) başlar sonrasında; Üretim planlama ve optimizasyon, Ticaret, Nominasyonlar, Pozisyon Yönetimi, ve nihayetinde de Uzlaştırma ile ilgili dönemin döngüsü tamamlanır ve bir sonraki döngüye de aynı şekilde başlanılır. Anlayacağınız, binanızın tüm temelleri tahminlemelerden alacağınız büyük datalara ve bunların enformasyon haline getirilmesine dayanıyor. Enerji Talep Tahminleri de bu çevrimin ilk bacağının çimentosu olup algoritmalarınız ve bunların beslendiği dataların ne derece güvenilir olduğunu son derece iyi analiz etmek ve gerekiyorsa eğer birkaç değişik kaynaklarla da sahip olduğunuz dataları her zaman doğrulamanız gerekmektedir. Örneğin hava durumuna bağlı olarak değişen tüketimler yılın bazı anlarında çok farklı şekilde fiyat ve tüketim tahminlerine tesir etmektedir. Yılın bir nisan  ya da ekim ayında çok da etkili olmayan bu hava durumu datası ocak ya da temmuz ayında özellikle bazı kritik coğrafyaya sahip yerlerde astronomik değişimler gösterebilmektedir. Bu sebeple özellikle bu tarihlere ve bölgelere dair yapılacak meteorolojik tahminleme çalışmaları belki sadece bir kaynağa bağlı kalınmamalı, başka tescilli kaynaklarla datalar hem doğrulanmalı hem de bilgi yenileme sürelerindeki sıklıklar daha da arttırılmalıdır. Bu sayede gerçek zamana yaklaştıkça meydana gelebilecek hata oranları minimize edilecektir ve dengesizlik pozisyonlarınız da en aza indirgenecektir.

Hatırlanacağı üzere 30 Haziran 2006 tarihinde akşam saatlerinde dünya futbol kupası maçları sırasında, özellikle de turizm bölgelerimizdeki aşırı elektrik tüketimlerinin olmasından da kaynaklı bir arızai durum meydana gelmişti, bölgesel bazlı olarak hiç öngörülemeyen bu denli yüksek elektrik tüketiminin meydana getirdiği arızi durumun yüksel gerilim şalt tesisleri arasında bir domino etkisi yaratması ile meydana gelen elektrik sistemi çökmesi enerji talep tahminlerinin yapılmasına dair çok dramatik bir örnektir. Bu örnek sadece Türkiye özelinde olmayıp, ABD deki CAISO felaketi, Newyork da yaşanan sistem çökmeleri vs gibi çok ileri altyapıya ve enerji piyaslarına sahip olan ülkelerde de görünen bir olaydır. Sonuçta, yukarıda bahsettiğim gibi, elektriğin yönetimi ve amadeliği zamanın sadece her saati için değil her saniyesi için aynı disiplin ve yönetim mekanizmaları ile sağlanabilmektedir.

Paylaş :

Yorum

Diğer Yazılar

Öne Çıkan Başlıklar