Talep Tarafı Yönetimi

Talep Tarafı Yönetimi

11 Haziran 2018

Elektrik enerjisinin nihai tüketicilere emre-amade, güvenilir ve sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasında en önemli kriter arz-talep dengesinin gerçek zamanlı olarak aynı frekans ve gerilimde sağlanabiliyor olmasıdır. Bunu sağlarken uzun yıllardır başta elektrik enerjisi altyapılarının merkezileştirilmiş şekilde kurulu olması sebebiyle sadece üretim taraflarında talebin büyüklüğüne bağlı olarak sürekli aksiyon alınmakta, yetmediği bazı istisnai durumlarda da, ya kontrollü “arıza gezdirme” manipülasyonları yapılmakta ya da buna zaman kalımadığı durumlarda da fider koruma rölelerinin devreye girmesi ve diğer bazı arızi hallerin yaşanması şeklinde durumlar vuku bulmaktaydı. Nihai tüketim noktalarında ise yapılabilen tek şey reaktif kompanzasyon sistemleri kurulumu ile gerilimlere bazı destekler verebilmek şeklindeydi.

Ancak başta akıllı şebekelerin ve türev teknolojilerinin gelişmesi, dijitalizasyon dünyasının getirdiği yazılım-donanım entegrasyonlarının elektrik şebekeleri üzerindeki uygulamaları, prosumer olarak adlandırılan üreten tüketici sayısının gün geçtikçe artması, elektrik depolama sistemlerinin artık gün geçtikçe hayatımızın bir parçası haline gelebilmesi ve tabii ki elektriğin pahalı bir emtia olması sebebiyle her daim kontrol altında tüketim yapılabilmesi gibi temel sebeplerden ötürü artık arz ve talep dengesinde talep tarafı yönetimi büyük önem arz etmektedir.




Talep Tarafı Yönetimi ve EDSM Platformu Nedir?

Nitekim son yıllarda enerji piyasalarında, kongre ve konferanslarda, akademik yayınlarda yeni teknolojik ve inovasyonel birçok çalışmalarda Enerji Talep Tarafı Yönetimi (Energy Demand Side Management) konularında ağırlık kazandığını görüyoruz. Akıllı şebekelerin, akıllı sayaçların, akıllı şehirlerin ve hayatın her noktasında mobiliteye doğru giden yeni yaşam şeklinin getirdiği kolaylıklar sayesinde enerji profesyonellerinin uzun yıllardır varmak isteyip de teknolojik ve altyapısal nedenlerle bir türlü ekonomik ve teknik olarak varamadığı talep tarafı yönetimi dünyası artık tüm rekabetçi ve yıkıcı gücü ile tüketicinin emrine girebilmiştir. Bundan daha 15 yıl önce kadar, 2013  yıllarında, tanesi 1000 Euro ya satılan ve o zamanın şartlarına göre akıllı olarak değerlendirilen bir elektrik sayacı günümüzde 20 euro civarında çok daha fazla fonksiyonlara sahip olarak tüketiciye sunulmaktadır. Keza, bir tüketicinin tüketim değerlerini, bir zaman serisi olarak bir merkezde toplamanın basit bir kurulumu ancak bir takım ilave gps vericileri/dönüştürücüleri, gsm operatörlerinin monte edebilecekleri dönüştürücüler ve sim kartlı vericiler, telemetre denilen ve alıcı/verici antenlerle ancak kısa mesafeler için aktarma yapabilen bir takım karmaşık sistemlerle sağlanabilmekteydi. Bunların birçok zaman kurulumundan çok operasyonel maliyetleri cepleri yakıyor, bakım – işletim hizmetleri bedelleri de cabası oluyor idi. Dolayısı ile talep tarafına benzer talep yönetim ve izleme sistemleri ancak sanayi tesislerinde, büyük işletmelerde veya yüksek volümlü tüketim yapan müşteriler için düşünülmekteydi. Mesela, bir buhar santralından buhar tedarik eden bir grup tekstil fabrikasının değişken ve anlık olarak farklılıklar gösterebilen buhar tüketimlerinin inkitaya veya kalite sorunlarına uğramadan tedarik edilmesi için bu tür talep yönetim sistemlerini o günkü şartlarda ve o fiyatlarda kurmak ekonomik olabiliyordu. Diyeceğimiz şu ki, teknolojilerin ve altyapılarımızın elvermesinden kaynaklı olarak artık akıllı altyapılara ve bunların algoritmik tahmin ve planlamalarını yapan yazılımlara ulaşmak, bu tür sistemlerin hepsini kolayca birbirleri ile entegrasyonunu sağlayabilecek kurulumlara sahip olmak, ve nihayetinde geldiğimiz gün itibarı ile gerek ilgili mevzuatların  gerekse de yönetmeliklerin ileri piyasalara yönelik olarak yayımlanmaları sayesinde artık sadece makro ölçekli tüketim profilleri için değil, mikro ölçekli tüketim profilleri için de sayı sınırları olmaksızın Enerji Talep Tarafı Yönetimi (EDSM) kurulumları yapılmakta, EDSM gibi platformlar aracılığı ile bunun teknik ve yönetimi ticaretini de yürütebilmekteyiz.

Bu yönetim bilimi ve altyapısı sayesinde, enerjinin faturalarının gittikçe cebimizi daha çok yaktığı, geçmişte olduğu gibi sadece tüketilen enerjiye dair faturamızda gördüğümüz tek bir rakam yerine adını veya mantığını kavramakta güçlük çektiğimiz bir fiyatlandırma sistemleri ile karşılaşmaya devam edeceğimiz bir enerji dünyasında, altyapı yatırımlarımızın maliyetlerini de azaltacağız. Mesela, talebin düne kadar maximum 100 birim olduğu bir bölgede, ülkede ya da mahallede, bu talebi karşılamak için sistem operatörü 100 birimlik enerjiyi karşılayacak bir trafo, iletim hattı, dağıtım merkezi vs kurması ve yılın her anı için olası 100 birim enerji çekileceğini varsayarak da bir üretim sistemi edinmesi gerekecekti. Ancak enerji talep tarafı yönetimi sistemi ile başta elektrik dünyasında “demand faktörü” ve diversite diye adlandırılan çarpanların artık daha da optimize edilmesi ile ve gerektiği durumda kullanmak üzere tüketim yapılan noktalarda, kontratlarında belirtildiği miktar ve zamanlarda olacak şekilde, programlı bir şekilde kesinti ve/veya kısıntıya gidilebilmekte, böylelikle sürpriz bir enerji sıkıntısıyla karşılaşılmadığı gibi altyapı ilk yatırım finansman maliyetleri açısından da büyük tasarruflar kazandırılmış olunacaktır.




Talep Tarafı Yönetimi Nasıl Avantajlar Sağlıyor?

Talep tarafı yönetimini bir başka bakış açısıyla değerlendirirsek, hepimizin de bildiği üzere artık başta ekonomik verilere yönelik olarak, ister büyük ekonomiler olsun, ister gelişmekte olan ülkeler olsun, doğru bir tahminleme yapılamamakta, yarınların ekonomi dünyasında nelerle karşılanacağı kestirilememektedir. Bunun sonucunda da başta sanayi ve ticaret dünyası doğrudan ve hızla etkilenmekte, kapasite oranları birden düşebilmekte veya birçok değişik katastrofik planlarını harekete geçirebilmekteler. Daha da ötesi finans, bankacılık ve iş dünyası risk yönetimlerinin en başında da hızla küçülebilmek, riskleri hedge edebilmek ve bu tür force major durumları en kazasız atlatabilmek yönünde erken tedbirler ve sigortalama yönetim sistemleri kurulması artık olmazsa olmazı durumda. Tabiatıyladır ki, bu durum da doğrudan enerji tüketimlerini değiştirmektedir. Elektrik tüketimleri birçok zaman ekonominin ne düzeyde gittiğinin en baş göstergesidir. Peki pozitif veya negatif yönlerde olacak şekilde volatile olan günümüz ekonomik dünyasındaki bu hareketleri elektrik altyapılarının sizce sadece üretim tarafını yönetmesiyle mümkün müdür? Evet mümkündür ancak, son derece pahalı, gereksiz sıcak veya ılık yedeklere sahip üretim tesisleri kapasitesi, bunları her daim sürdürülebilir ve güvenilir yedek olarak tutmak için harcanan işletme ve bakım masrafları vs ile tabii ki mümkündür. Yani kısacası günümüz ekonomik şartlarında gerçekçi olmak gerekirse hiç de öyle mümkün değildir.

Çözüm; aynı bir terazinin kefesinin dengede tutabilmek gibi, terazinin bir kefesine elmaları koyuyorsak ve bir tarafında da ağırlık koyuyorsak, ağırlık ne kadar fazla gelirse onu diğer tarafta dengede tutmak için elmaların olduğu kefeye karşı ağırlıklar koymalıyız. Çünkü elmaların sayısını azaltmamız istenmiyor piyasa tarafından. Talep tarafı yönetiminde de işte buna benzer bir null-balance yönetimi yapılıyor. Aynı üreten tarafta olduğu gibi, elektrik de-regüle piyasalarının ticari olarak disiplinize edilmesi durumu aynı şekilde tüketen taraf için de ticari olarak disiplinize edilebiliyor. Bu sayede de katılımcı olan tüketim tarafları önceden plan ve programlandığı şekilde çalışması halinde sistem operatörü tarafından ödüllendirilebiliyor veya tersi durumda cezalandırılıyor.

Elektriğin sürekliliği ve kalitesi sebepleri ile bu ödül/ceza mekanizması, piyasalar ve teknolojiler ilerledikçe daha da dramatik bir şekilde kendini gösterecek olup biz tüketiciler için yakın dönemde “talep tarafı yönetimi” olgusu daha da büyük öneme sahip olacaktır. Yani 2018 günümüz talep tarafı dünyasında bu konuda bir fayda yaratmak için optimum nokta 100 kW ve üstü olarak konuşuluyorsa eğer, bu yarının dünyasında belki 10 kW lara kadar inecek veya tüketim talepleri toplanması vasıtasıyla oluşturulacak irili ufaklı talep tarafı portföyleri yönetimleri daha da yaygın duruma getirilecektir. Bu husus sadece bir ticari argüman olması babında önem arz etmeyip aynı yan hizmetler piyasasındaki zorunlu tutulan hususlarda olduğu gibi özellikle de iletim / dağıtım sistem operatörleri tarafından konulacak bir zorunlu hizmet şeklinde de önümüze gelebilecektir. Nitekim belirli bir kurulu gücün üstünde konması şart koşulan reaktif güç kompanzasyonu sistemleri de buna benzer bir durumdur.



Türkiye'de Talep Tarafı Yönetimi

Ülkemizde de faaliyet göstermekte olan edsm.com gibi talep tarafı katılımı ve yönetimini sağlayan platformlar tam da bu noktada gerek tüketici için bir maddi fayda sağlarken gerekse de sistem operatörleri için tüketim tarafında kendilerine destek verebilecek bir sanal santral gibi yüksek bir katma değer sağlamaktadır. Bu sağlanan negatif yöndeki tüketim değerine elektrik piyasasında negawat adı verilmektedir. Tüketilecek olan enerjiden sağlanan kaynak, CO2, para ve altyapı tasarrufu olarak tanımlanacak bu enerji, en temiz, en ucuz ve kolay olması manasında günümüz dünyası için çok daha farklı bir değere sahiptir.

EDSM.com platformu sayesinde talep tarafı yönetim hizmetleri sağlanırken uzman kadroları ve proje/müşteri spesifik olarak görev alan brokerleri sayesinde tüketim merkezlerinizde ortaya çıkan öngörülemeyen veya farkında olunamayan dengesizlik tüketimleriniz tarafınıza hemen bildirildiği gibi buna dair ne gibi aksiyon almanız gerekliliği için teknik destek hizmetleri de verilebilmektedir.



Paylaş :

Yorum

Diğer Yazılar

Öne Çıkan Başlıklar