Tüketim Optimizasyonu

Tüketim Optimizasyonu

03 Temmuz 2018



Enerji Dünyasındaki Değişiklikler ve Tüketim Optimizasyonu

Günümüz enerji dünyasında iki önemli olgudan bahsetmek isterim. Birisi, elektrik artık hayatımızda sadece asılı olan bir ampulde değil, hayatın her yerinde olduğu gibi gelişen batarya dünyası ile birlikte arabalarımızdaki koltukların altından tutun da neredeyse günün 24 saati yanımızdan ayırmadığımız, altıncı duyu organımız olarak tarif edebileceğimiz taşınabilir telefon veya tabletlerimizde. Yani elektriğe bağımlılığımız konusunda ne bir psikolojik tedavi görmek gibi bir mantığa kapılmanın ne de Amerika’daki Amişler gibi teknolojiden uzak kalma, reddetme gibi fantezi duygulara kapılmanın anlamı yok. Tabii ki günübirlik maceraları dağ başında yaşamak durumunu hariç tutuyorum. Belki o zaman ne demek istediğim daha kolay anlaşılabilir! Gelmek istediğim konu tüketicinin tüketim büyüklüğü artık günümüz dünyasında çok daha fazla ve elzem bir konu. Bu manada elektrik emtiasının kesintisiz, kısıntısız, kaliteli, güvenilir ve hayatımızın her anında her noktasında olması zorunluluğu var.

Bir diğer husus da, başta gelişen elektrik üreteçlerinin kullanıcılara daha erişilebilir konumda olması, fiyat/fayda göstergesi nedeniyle herkesin kendi elektriğini kendinin üretebileceği bir dünyaya doğru hızla koşmamız (üreten tüketiciler de diyebiliriz buna), teknik tabiri ile merkezileştirilmiş üretim sistemi altyapılarının artık hızla dağıtık üretim altyapılarına kavuşturulmasına doğru gidişat, bize her birimizin birer tüketici olması anlamıyla bir takım sorumluluklar ve zorunluluklar getirmekte olduğunu belirtmek isterim.

Geçmişte elektrik sistem operatörleri, gerek altyapılarının tamamıyla merkezileştirilmiş üretim tesislerinden kurulmuş olması, gerekse de akıllı şebeke, akıllı sayaç, akıllı şehir vs gibi teknolojik altyapılardan mahrum olması sebepleriyle  elektrik şebekelerindeki  üretim tüketim dengelemelerini, frekans ve gerilim kontrollerini sadece üretim taraflarında yaptırabilmekteydi ve yaptırımlar uygulayabilmekteydi. Ancak başta Endüstri 4 olgularının yeterince yetişmiş ve yeşermiş olması, bunların ekonomik bir düzeylere ulaşılabilir hallere gelmiş olması, yeni mevzuatların ve yönetmeliklerin artık ileri piyasalar gereği bu tür yatırımları zorunluluk hale getirmesi, rekabetçi bir dünyada otomasyonların vermiş olduğu fiyat – fayda avantajları gibi birçok sebeplerle TEİAŞ, EPİAŞEPDK gibi karar vericiler ve disiplinler artık sistem arz güvenliği konusunu tüketim tarafı optimizasyonlarıyla da desteklenebilir hallere getirmiştir. Bu husus geçmişte de elektrik piyasalarında her zaman için arzu edilen, hayal edilen, ah keşke olsaydı denilen ancak başta teknolojik yetersizlikler ve teknik/ekonomik olarak ulaşılamaz noktalarda olması sebepleriyle gerçekleştirilemeyen bir durum idi. Yani biliniyordu ancak olgunlaşması için zamana ihtiyaç vardı. Bazen tasarruf yapılması konusunda bir takım adımlar atılsa bile bu tür adımlar zamanın her anında sürdürülebilir ve güvenilir olması gereken bir emtia için bir deva değildi. Bununla beraber elde olmayan sebeplerle frekans ve gerilim sistemini ayakta tutabilmek için arıza gezdirmek, kontrollü ve haberli şekilde bölgesel kesinti ve kısıntılarda bulunmak gibi, yük tevzii merkezlerince yürütülen bir takım tedbirler olmaktaydı. Bu tedbirler tabiatıyladır ki en son alınacak tedbirlerdi ancak bedelleri gerek ekonomik açıdan , gerek güvenlik ve sağlık açılarından, gerekse de sosyal hayatımızdaki bizlerin her türlü faaliyetlerine sekte vurabilecek birçok olumsuzluklar açısından etkileri büyük olan tedbirlerdi. Ekonomik açıdan bir örnek verecek olursak ; 1 kWh değeri 10  olan bir elektriğin olmadığı zaman ekonomiye olan negatif etkisi 110 birim olmaktadır. Yani sadece o elektriği üretenin 10 birimlik bir kaybı söz konusu olmayıp onu kullanarak değer üretecek bir ekonominin zararı bunun tam 11 misli oluyor. Örnekleri arttırmak mümkündür.

Geldiğimiz tarih itibarıyla gerek hızla artan akıllı altyapılar gerekse de elektrik piyasası mevzuatlarının gereği olarak tüketim tarafı optimizasyonları da artık arz güvenliğimiz için bir olmazsa olmaz haline geldi. Bu konu hem bir sistem kullanıcısı olarak bir teknik zorunluluk hem de ticari olarak bize ceza veya fayda üretecek bir yeni piyasa mekanizmasıdır. Başta büyük ölçekli tüketiciler veya tüketim bölgeleri olmak üzere yeni mevzuatlarla beraber tüketim optimizasyonları çalışmaları çok daha fazla değere sahiptir. Bu durum uzun dönemli tüketim miktarlarında fiyat tarifelerindeki değişiklikler, tüketim profillerindeki değişikliklere göre tedarikçileri tarafından elde dilebilecek indirimler olabildiği gibi, orta ve kısa vadeli dönemlerde sistem operatörleri ve piyasa işletmecileri tarafınca uygulanabilecek bir takım ceza/mükafaat mekanizmaları da olabilmektedir. Ülkemizde de 2018 yılı başı itibarı ile uygulamaya girmiş olan kapasite mekanizmalar, talep tarafı yönetimi uygulamalarıyla başta yüksek montanlı tüketiciler olmak üzere, tüketim optimizasyonu kavramında çok önemli adımlar atılmış bulunulmaktadır. Bu piyasaların ülkemizde ileride daha oturması ve gerekli kontrol/kumanda altyapılarının kurulması vasıtasıyla umuyorum ki  aynı bir Kuzey Amerika veya bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi 100 kW gücündeki bir portföyde bile (ki burada 20 dairelik bir apartmanın tüketim miktarından  bahsediyorum) tüketim tarafı kapasite yönetimine kavuşmuş olacağız. Bu değeri ne kadar tabana yayabilirsek eğer o denli arz güvenliği sağlanmış bir elektrik altyapısına kavuşmuş olacağız.



Peki Tüketim Optimizasyonu Nedir?

Gün geçtikçe hayatımızın en vazgeçilmezi haline gelen elektrik artık sadece gereksiz yanan bir lambayı söndürmekle optimize edilmemekte. Sayıları hızla artan elektrikli sistemlerin en optimum miktarda ve zamanda çalışması veya durdurulması başlı başına bir mühendislik konusu olmuştur. Öyle ki gelişmiş elektrik piyasaları gereği dün için saat 13 de en optimum ve marjinal nokta olan elektrik ertesi gün aynı saatte optimum olmayabilir ve zarar edebilirsiniz. Yani sadece şalteri kapatmak veya kısmak bir çare olmuyor, bir diğer taraftan da piyasa fiyatları ile bu tür manipülasyonları karşılaştırıp analiz etmek gerekmektedir. Tabii ki bu verilen örnek en çok  bir imalathanesi olan tüketici için geçerlidir. Yani eğer ki ürettiği malın o anki değeri elektrik fiyatından yeterince değerliyse bu tüketici o saatte üretimine devam edecektir. Ancak aynı şuan ki Almanya elektrik piyasasında olduğu gibi size bir piyasa işletmecisi veya tedarikçisi, telefon yolu ile sms atsa ve saat 15’de elektrik kullanırsanız eğer tüketeceğiniz elektrik bedava derse ne yaparsınız ? En azından elektrikli aracınızı bu saatte şarj etmek istersiniz mesela! Veya işçileri mesaiye bırakıp biraz daha üretim yaptırmak gerekebilir! Bu örneklerin hepsinin de tersi mümkün.

Sonuçta varılmak istenen nokta , elektrik piyasalarında dinamik bir oyuncu iseniz ve tüketimlerinizi bu kabiliyetiniz sayesinde optimize etmek istiyorsanız eğer, karşılığında sistem operatörü ve piyasa işletmecileri tarafından değişik ödüllendirileceksiniz demektir. Bu kimi zaman yük atarak, yani tüketimlerinizi kısarak olabilir, kimi zaman da yük alarak yani tüketiminizi arttırmak yoluyla olabilir.

Bir düşünün şimdi; evinizdeki çatınızda bataryalı bir güneş enerjisi sistemi var ve zaman zaman elektriğinizi tamamıyla kendi üretiminizden karşılıyorsunuz , bazen de güneş yeterli gelmeyince önceden şarj ettiğiniz akülerden karşılıyorsunuz ve akünüzü deşarj ediyorsunuz. Deşarj edili aküyü sizce günün peak saatlerindeki yüksek fiyatlı elektrik ile mi şarj etmeli yoksa uygun piyasa fiyatları oluştuğunda veya off-peak saatlerde mi şarj etmek gerekir? İşte bu tür bir hibrit sistemin  optimizasyonu yakın gelecekteki tüm evsel kullanıcılarda bile çok önem arz eden ve kullanıcısına da sistem arz güvenliğine de eşsiz katkı sağlayan bir husus olacaktır. Ölçekte ve profilde sınırınız yoktur, bunu bir demir çelik fabrikasının tüketim optimizasyonu için çok daha ticari ve etkin bir boyuta taşıdığınız gibi yukarıda verilen örnekte olduğu gibi mikro boyuttaki bir tüketici için de optimize edebilirsiniz.

edsm.com platformu ile tüketim optimizasyonlarınızı gelişmiş elektrik piyasalarında olduğu gibi yönetebilir, raporlayabilir ve katma değerler üretebilirsiniz.

Paylaş :

Yorum

Diğer Yazılar

Öne Çıkan Başlıklar